Hastalık Hastası Olmak
“Hastalık Hastası” Olmak
29 Temmuz 2017
özgüven
Özgüven
9 Eylül 2017

Doğum Sonrası Depresyon ve Annelik

Doğum Sonrası Depresyon ve Annelik

Doğum Sonrası Depresyon ve Annelik

Hamilelik ve doğum ile başlayan annelik sürecinde kadınlar bir çok olumlu duyguları bir arada yaşarlar. Bununla beraber yorgunluk, uykusuzluk gibi fiziksel durumlar süreci zorlaştırır fakat tek zorluk fiziksel olmaz. Anneler için yeni kimliklerine, yeni hayat düzenlerine, yeni vücutlarına alışmak da duygusal olarak iniş çıkışlara sebep olur. Günümüzde bir çok kadın lohusalık sürecinde annelik hüznü (baby blues) yaşar. Annelik hüznü, doğumdan sonraki ilk bir kaç hafta içinde görülen kaygılı, depresif ruh halidir. Mutsuz, keyifsiz olmak, genel bir kaygılı hal, inişli çıkışlı bir duygusal durum annelik hüznünde sıklıkla görülür. Doğum sonrasında yaşanan hormonal değişimler ve yeni düzene adapte olurken yaşanan zorlanmanın annelik hüznüne elbette katkısı vardır. Bu durum normal karşılanır ve eşin, ailenin ilgi ve desteği, bebek bakımı konusunda yardım, annenin dinlenmesi gibi tavsiyelerde bulunulur. Eğer depresif, kaygılı ruh hali bir kaç haftadan daha uzun sürüyorsa ya da daha kötüye gidiyorsa o zaman doğum sonrası depresyon üzerinde durulur.

Doğum Sonrası Depresyonunun Belirtileri Nelerdir?

Aşağıdakiler doğum sonrası depresyonda görülen bazı belirtilerdir;

  • Mutsuzluk, Çaresizlik
  • Ağlamalar
  • Değersizlik, yetersizlik, suçluluk
  • Genel olarak ilginin azalması
  • Gergin hissetmek
  • Bebeğe istenmeyen duygular hissetmek
  • Enerji düşüklüğü, yorgunluk
  • Uyku problemleri
  • Cinsel isteksizlik

Doğum Sonrası Depresyonda Zihinden Geçenler

Anneler için olumsuz ruh hali ve yeni doğan bir bebek ile ilgilenmek bir arada oldukça zordur. Morali yüksek tutmak için üstün çaba göstermeye ihtiyaç vardır. Bu süreçte annelerin kendilerine yüksek ölçüde eleştirel yaklaşımları olabilir. “Beceriksizim, yetersizim, eksiğim, anne olamıyorum.” gibi cümleleri sıklıkla ifade ederler. Bununla beraber endişeli cümleler de oluşur.  “Bebek doymuyor, yeterince iyi beslenmiyor, hasta olacak, bakamayacağım.” benzeri endişe içerikli düşünceler ile sıklıkla karşılaşılır.

Doğum Sonrası Depresyon Yaşama İhtimali

Doğum sonrası depresyon sürecinden her kadının geçme ihtimali olabilir fakat bazı koşullar bu ihtimali arttırmaktadır.

  • Daha önce depresyon yaşamış olmak
  • Hamilelik ve doğum sürecinin zorlu ya da travmatik olması
  • Eş ile ilişkide yaşanan sorunlar
  • Hamilelik ve doğum sürecinde yardımsız, desteksiz veya yalnız kalmak
  • Annenin kendi annesinden yardım görme anlamında eksik kalması

Bu koşullar doğum sonrası depresyon ihtimalini arttırmakla beraber her zaman doğum sonrası depresyona sebep olur demek tamamen yanlıştır.

Ne Yapmalı?

Doğum sonrası depresyonun ilaç ve/veya psikoterapi desteği ile üstesinden gelmek mümkün. İlaç tedavisi ile depresyonun etkileri giderilebilir fakat bir çok anne emzirmeyi sonlandıracak olmaktan ötürü ilaç desteğini tercih etmez. İlaç tedavisinin gerekliliği ve önemi konusunda doktorunuzun tavsiye ve yönlendirmeleri önemlidir.

Doğum sonrası depresyonda psikoterapi verim alınan bir yöntemdir. Hayatınızın bu yeni dönemine adapte olurken yaşadığınız zorluklar ile mücadele konusunda baş etme stratejileri öğrenmek, annelik kimliğine yönelik algınızı yeniden yapılandırmak, annelik ile beraber aslında sizde olumsuz hangi düşüncelerin tetiklendiğini farketmek ve olumsuz düşünce yapılarını değiştirmek için psikoterapi tercih edilir.

Bunlara Ek Olarak…

Lohusalık dönemi her kadın için streslidir. Bu süreçte yakınlarınızdan alabileceğiniz her türlü fiziksel ve duygusal desteğe açık olabilirsiniz. Yardım almak anneliğe alışmanızı geciktirmez, aksine süreci duygusal olarak daha sağlıklı geçirmenize katkı sağlar.

Bebek bakımında rutinlerin içine boğularak eve hapsolmayın. Bebeğinizle ilgilenirken bütün bir gün evden çıkmadan gününüzü bitirebilirsiniz. Bu şekilde geçen zamanlar sizi sosyal olarak uzaklaşmaya itebilir. Sosyal hayatınızı rafa kaldırmayın, bebeğinizle beraber hayatın içine dahil olun.

Uyku ve beslenmenize özen gösterin. Bitkin düşmemek ve daha dinç olabilmek adına verimli beslenin ve bulduğunuz fırsatları eksik uykuları tamamlamak için değerlendirin.

Doğum öncesindeki görev ve sorumluluklarınızı aynen yerine getirmek için üstün bir çaba sarf etmekle kendinizi hırpalamayın. Evinizi dağınık kalabilir, ev işleri aksayabilir. Bu tip rutin sorumluluklarınızın bebeğinizin bakımı ve sizin dinlenmenizin önüne geçmesine fırsat vermeyin.

Annelik sürecini en keyifli, verimli ve sağlıklı geçirmeniz dileğiyle…

Uzm.Klnk. Psk. İpek ÖRGÜT

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir