Doğum Sonrası Depresyon ve Annelik
Doğum Sonrası Depresyon ve Annelik
18 Ağustos 2017
Mevsim geçişlerinin duygularımıza etkisi
Mevsim Geçişlerinin Duygularımıza Etkisi
29 Eylül 2017
özgüven

özgüven

Özgüven denilen kavram sosyal ilişkilerden iş yaşamına, karşı cins ilişkilerinden hobilerimize kadar hayatı yaşama şeklimizi ve hayat kalitemizi etkiliyor. Oldukça sık kullandığımız bir kelime ama içini doldurmakta zorlanabiliyoruz. “İş konusunda özgüvenim düşük.” cümlesini söylerken aslında işimiz ile ilgili önümüze koyduğumuz hedeflere ulaşma, işimizdeki adımları başarma konusunda kendimize olan inancımızın düşük olduğunu ifade ediyoruz. Peki özgüven tam olarak bu mu demektir?

Özgüven kelimesi öz ve güven kelimesinin birleşimi olması itibariyle kişinin kendine olan güvenini ifade eder. Yani hayattaki her alanda kendimize olan inancımız olarak da yorumlayabiliriz. Eğer özgüvenin düşük olmasından bahsediyorsak kendimizi herhangi bir konu karşısında yapamayacağımıza, başaramayacağımıza, üstesinden gelemeyeceğimize ilişkin eleştiriyor ya da kendimize şüpheci yaklaşıyoruzdur.

Özgüvenim ne zaman düştü?

Doğduğumuz andan itibaren her saniye tecrübeler edinip kendimiz, diğer insanlar ve dünya ile ilgili çıkarımlar, genellemeler yaparız. Bu çıkarımlar sırasında kendimiz ile ilgili olanlar negatif olur ve bu şekilde artarak devam ederse benliğimize yönelik genel bakışımız ve inancımız kötümser, olumsuz olacaktır.

Araştırmalar çocukluk çağı deneyimlerinin ve ebeveyn-çocuk ilişkilerinin özgüven üzerindeki önemini vurguluyor. Bebeklik döneminde temel ihtiyaçlarımızın sağlıklı ve düzenli biçimde karşılanması bize kendimizi değerli ve sevilebilir biri olduğumuzu düşündürüyor. Eğer bebekler ihtiyacı oldukça fiziksel ve duygusal olarak annesini, babasını yanında hissederse daha sakin, daha güvende ve daha olumlu oluyorlar. İlerleyen yaşlarda dünyayı keşfetme çabaları başlıyor. Kendi başına yan odaya gitmek, bir yere uzanıp oyuncağını almak, büyüdükçe kendi başına karşıdan karşıya geçmek, alışveriş yapmak, kendi başına banyo yapmak… Bu gibi dünyayı ve bu tecrübeler karşısındaki potansiyelimizi keşfetme denemelerinde ebeveynlerin ne kadar kontrolcü ve koruyucu olduğu bize yine kendimizle ilgili bilgi veriyor. “Bu işi kendim yapabilirim” ya da “Tek başıma yapamam.” yargıları arasında benliğimiz ile ilgili bir şablon oluşturuyoruz.

Özgüvenin inşası aşamasında olumsuz etkiler yapan, iz bırakıcı olaylar da olabiliyor. Bu olaylar travmatik etkiye sahip bir anı ya da bir süreç olabiliyor. Aşağılanmalar, eleştirilmeler, taciz, akran zorbalığı gibi yaşantılar özgüvenin düşük olmasında önemli rollere sahip. Bu gibi tecrübelere ebeveynler tarafından maruz kalındığı gibi arkadaşlar, akranlar, akrabalar, öğretmenler tarafından maruz kalınabiliyor.

Kendine Yardım Etmek ya da Özgüvenin Yeniden İnşası

Öncelikle özgüvenin doğuştan gelmediğini, sonradan deneyimler ile oluşan bir kavram olduğunu bilerek başlamalıyız. Bu bilgi bize özgüvensizlik denilen durumun tersine çevrilebileceğini göstermektedir.

  • Eleştirel iç sesinizi fark edin

Kendinize karşı olumsuz eleştiriler, yargılamalar ve hatta suçlamalar yaptığınızda kendinizi durdurmak ile başlayabilirsiniz. Muhtemelen bu eski bir alışkanlık. Yenilikler, başlangıçlar, denemeler karşısında kendinizi 1-0 yenik algılama hali zaten karşı karşıya olduğunuz durum ile ilgili motivasyonunuzu düşürüyor. Bu sebeple kendinize karşı eleştirel olan iç sesinize kulak verin, kendinizi ne ile eleştirdiğinizi fark edin ve o sesi mümkün olduğu kadar kısmaya çalışın.

  • Kendinizi cesaretlendirin

İster insan ilişkileri ister iş hayatınız olsun hayatta karşı karşıya kaldığınız duruma yönelik adım atabilme konusunda kendinizi cesaretlendirmeyi deneyin.

  • Geçmiş deneyimler

Hangi alanda sorun yaşıyorsanız geçmiş deneyimlerinizi gözden geçirin fakat kendinize karşı objektif olmayı unutmayın. Başarısızlıklar kadar katettiğiniz yolları da kendinize hatırlatın. Unutmayın özgüvenin düşük olması kendinize yönelik algınızın seçici biçimde negatif olmasına sebep olur. Geçmiş başarılar, beceriler, olumlu tecrübeler de takdir görmeyi hak ediyor.

  • Mükemmeliyetçilikten Kaçının

Kendinize yönelik beklentilerinizi değerlendirin. Kendinize koyduğunuz hedefler ulaşılabilir hedefler midir? Her alanda başarılı olmak gibi bir tuzağa kapılmayın. Ya da bir alandaki başarısızlığın sizin tamamen başarısız olacağınız anlamına geldiği düşüncesinden uzak durun.

 

Bütün bu ipuçlarına rağmen özgüven konusunda yaşanan problemler bazen kendi başınıza aşmakta zorlanabileceğiniz boyutlarda olabilir. Bu durumda psikolojik destek almak en verimli yol olacaktır. Destek istemek kendinize yapabileceğiniz en nazik davranıştır.

Uzm.Klnk. Psk. İpek Örgüt

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir